Rıfat Hoca'nın Gelibolu Atölyesi
Emeklilikten sonra başlayan üretim
Rıfat Hoca'nın Gelibolu'daki atölyesi büyük, gürültülü ya da gösterişli bir yer değil. Daha çok yavaş çalışmanın, malzemeyi dinlemenin ve bir ürünü aceleye getirmeden tamamlamanın mümkün olduğu sakin bir üretim alanı. Kızıl Örs ürünleri bu atmosferde hazırlanıyor.
Coğrafya öğretmenliğinden gelen bakış, atölyedeki üretim dilini de belirliyor. Bir coğrafyacı, yerin karakterine dikkat eder; ışığa, rüzgara, toprağa ve insanların o yerde nasıl yaşadığına bakar. Rıfat Hoca da ürünlerine bu dikkatle yaklaşır.
Malzemeye saygı, ürüne sabır
Bakırın sıcak tonu, derinin doğal hissi, keçenin yumuşak dokusu ya da tuncun ağırbaşlı rengi tek başına bir başlangıçtır. Asıl mesele, bu malzemelerin nasıl bir hikaye içinde buluştuğudur. Kızıl Örs'te ürünler bu nedenle yalnızca şekil olarak değil, his olarak da tamamlanmaya çalışılır.
Her ürünün üzerinde küçük el emeği izleri bulunabilir. Bu izler, üretim sürecinin doğal parçasıdır. Seri üretimde amaç her şeyi aynı yapmakken, elde üretimde amaç her parçaya kendi karakterini kazandırmaktır.
Gelibolu'nun etkisi
Gelibolu, Kızıl Örs için yalnızca adres değildir. Denizle tarihin, rüzgarla toprağın yan yana durduğu bir yer duygusudur. Ürünlerdeki kızıl tonlar, yalın formlar ve doğal dokular bu yer duygusundan beslenir.
Bir Kızıl Örs ürünü aldığınızda, sadece bir takı değil; Rıfat Hoca'nın Gelibolu'da kurduğu yeni hayatın küçük bir parçasını da almış olursunuz.